No. 24 Şaşırtma Safsataları
Orta Yol Safsatası
İngilizcesi: Middle Ground
Biri iki demiş, biri dört. Cevap üç değil; kâğıda bak.
Su faturası iki yüz lira, daa fazla deil.
Dört yüz! Kâğıt elumde, bak!
Tamam tamam. Üç yüz diyelum, herkes haklı olsun.
Nedir?
İki görüşün ortasını, sırf ortada olduğu için doğru saymak. Uzlaşma erdemdir ama gerçek, tarafların arasında pazarlıkla bulunmaz; biri haklıysa orta yol haksızdır.
Kalıbı
- A, X diyor. B, Y diyor.
- X ile Y’nin ortası Z.
- Öyleyse Z doğru.
Neden tutmaz?
Orta yol, tartışmayı bitirmenin en rahat yolu: kimse tam kaybetmez, kimse kızmaz. Ama fatura dört yüzse üç yüz yanlıştır; aşırı bir iddia ile makul bir iddianın ortası, aşırı iddiayı yarı yarıya ödüllendirmektir. Bunu bilen önce abartır, sonra “ortada buluşalım” der.
Nasıl yakalarsın?
- “Ortada buluşalım”, “ikiniz de haklısınız”, “bir orta yol bulalım” kalıpları.
- İki tarafın kanıtları hiç karşılaştırılmadan orta nokta seçiliyor.
- Bir taraf abartıyla açılış yapmış, ortalama ona doğru kaymış.
Ne dersin?
“Ortası neden doğru olsun? Kanıt hangi tarafta?” Sonra somut olanı iste: “Faturayı görelim.” Kanıt belliyse orta yol yoktur; kanıt yoksa ortada durmak da bilgi değil, sadece pazarlık.
Safsata olmadığı zaman
Konu tercih ya da pazarlıksa orta yol meşrudur: fiyat, tatil planı, kaçta yatılacağı. Bunlarda doğru cevap yok, anlaşma var. Bir de kanıtın gerçekten iki ucun arasında olduğu durumlar var; o zaman orta, kanıta dayanır, konuma değil. Safsata, olgu sorularında kanıt yerine konumlara bakmak.
Örnekler
- İş“Proje bir ayda biter.” “Altı ayda.” Müdür: “Üç buçuk ay yazalım.” Projenin bundan haberi yok.
- Aile“Ödevini yapmadı.” “Yaptı.” “Yarısını yapmış sayalım.” Defter boş.
- Sağlık“Aşı güvenli.” “Aşı zehir.” “Herhâlde biraz zararı vardır.” Veriler ortada değil, bir tarafta duruyor.
- AlışverişSatıcı bin lira der, sen beş yüz; altı yüz elliye anlaşırsınız. Bu malın değeri değil, pazarlığın sonucu.